Türkiye’de Olmayan İş Fikirleri – 2

 Türkiye’de Olmayan İş Fikirleri – 2

Ülkemizde daha önce uygulanmayan veya henüz beklenen ilgiye ulaşmamış işlerle ilgili hazırlanan yeni yazımızı sizlerin beğenisine sunuyoruz. Türkiye’de olmayan iş fikirleri isimli uzun yazı dizisi sayesinde takipçilerimize farklı bir bakış açısı kazandırmak istiyoruz ve daha önce yapılmamış iş fikirleri ile yeni girişimcilik örneklerini hayata geçirmenize imkan sağlamak istiyoruz. 

TÜRKİYE’DE OLMAYAN İŞ FİKİRLERİ

Ülkemizdeki başarısız girişimcilik denemelerinin %80’inin sebebi sıradan iş fikirlerinin başarılı olacağını zannetmektir. Örnek vermek gerekirse bundan 10 yıl evveline kadar herkes marketlerin darphane gibi çalıştığını düşünürdü ve her köşeye bakkal ve marketler açılmaya başladı. Tıpkı Şener Şen’in başrolünü oynadığı Züğürt Ağa’nın Haraptar Marketi örneğindeki gibi çoğu market iflas etti ve dükkanını kapatmak zorunda kaldı. Özellikle BİM, A101, ŞOK ve benzeri marketler zincirleri karşısında ayakta durma ihtimali çok düşük olan bu sektör giderek yok oldu ve mahalle bakalları bile birer birer kapandı. Şu an hala satışa devam eden marketler ise masraflarını karşılamakta bile zorlanır bir hale geldi.

Türkiye’de olmayan iş fikirleribu sebeple size büyük bir fırsatı sunmayı amaçlıyor. Bundan önceki bütün yazılarımızda bahsettiğimiz gibi bir iş kolunda tekel olmak size büyük faydalar sağlar. Çünkü rekabetin olmadığı bir ortamda müşterilerinizin ikinci alternatifi olmayacaktır. Bu tarz girişimler çoğu kez reklama dahi ihtiyaç duymaz. Örneğin ilçenizde 1 tane benzin istasyonu var ise bütün sürücüler mecburen yakıtlarını oradan almak zorunda kalacaktır. Buna benzer bir durum ekmek fırını için de geçerlidir. Herkes evine mutlaka ekmek alır, eğer sizin bölgenizde bir adet fırın bulunuyorsa müşterileriniz eve ekmek almak için mutlaka sizin iş yerinize uğramak zorunda kalacaktır. Bu tarz işlerde iş yerinizin lokasyonuda pek önemli değildir. İşinizi ara bir sokağa bile kursanız müşteriler mutlaka sizi arayıp bulacaktır. Yukarıdaki iki örnek günümüzde fırsat olmaktan çıkmıştır. Çünkü en küçük ilçelerde bile birden fazla benzin istasyonu veya ekmek fırını mevcuttur.

TÜRKİYE’DE OLMAYAN İŞ FIRSATLARI

Bundan önce ilkini yayınladığımız makalemizi okumadıysanız; “TÜRKİYE’DE OLMAYAN İŞ FİKİRLERİ – 1” isimli makalemizi mutlaka okumanızı tavsiye ediyoruz. Uzun soluklu yazı dizisinin devamı niteliğinde olan bu yazımızda ise Türkiye’de olmayan iş fırsatları konusunda ufkunuzu açmayı amaçlıyoruz. Daha önce kimsenin aklına gelmeyen iş fikrini bulmak gerçekten zordur. Bu sebeple bizler yurt dışında, özellikle ABD ve Avrupa ülkelerinde uygulanan fakat henüz ülkemize gelmemiş fikirlerin tanıtımını yapıyoruz. Bu konuda akılcı düşünecek olan kişi sizsiniz. Yaşadığınız yerin, ilçenin, ilin veya bölgenin analizini iyi yapın. Hangi sektörlere ihtiyaç var? Hangi sektörler ihtiyacı karşılayamıyor? Bu sorular sizin geleceğinizi şekillendirmeye yarayacaktır. Ülkemizde yeni olan fakat halihazırda hizmet veren fakat ihtiyacı karşılayamayan sıradaki iş fikri özellikle büyük şehirlerde, otellerde, büyük restoranlarda aşırı talep gören bir sektör durumundadır.

DAHA ÖNCE  YAPILMAMIŞ İŞ FİKİRLERİ 

Daha önce yapılmamış iş fikirleri isimli uzun soluklu yazı dizimizin bugün ki konusunu şekilli meyve ve sebze üreticiliği oluşturacak. Son 2-3 yılda sektöre giriş yapan sayısı artsa da bu iş kolu hala popülerliğini korumaktadır. Çünkü bu konuda ihracat hedeflerimize bile hala ulaşabilmiş değiliz. İç piyasada ki talebi bile karşılayamayan üreticiler ihracat konusunda da yetersiz kalmaktadır. Bu iş kolunun çiftçiler arasında hala gereken popülerliği kazanamamış olmasına şaşırıyorum. Çünkü üretilen ürünün kilosunu tarladan veya bahçeden 3 liraya vermek yerine 10 liraya satmayı mümkün kılan bu iş kolu büyük bir kar marjı sağlamaktadır.

ŞEKİLLİ SEBZE VE MEYVE ÜRETİCİLİĞİ İŞ FİKRİ

Bu iş kolunu Türkiye’de ilk defa uygulayan orman mühendisi İsmail Yanarateş taleplere yetişemediğini daha önce verdiği bir röportajda dile getirmişti. Yaklaşık olarak 4 yıl Araştırma Geliştirmeye (Ar-ge) harcayan Türk mühendis şu an ürettiği ürünleri yüksek fiyatlarla satıyor. Örneğin salatalığın kilosu pazarda 3-4 TL iken, mühendis tanesini 7 liradan satıyor. Elma ve limonun tanesi ise 25 liradan fazla. Özellikle kavun ve karpuzun fiyatı ise dudak uçuklatıyor. 200-250 liradan satışa sunulan kalp şeklindeki kavun ve karpuzlar ise hediyelik eşya olarak oldukça talep alıyor.

Bu işi yapmak için size gerekenler ise en az bir kaç dönüm tarla veya bahçe. Bu konuda gerekli araştırmayı yapmanızı ve ürünlere nasıl şekil vereceğinizi detaylı şekilde öğrenmeniz gerekmektedir. Bu ürünler büyüdüğü süreçte bir kabın içine konuyor ve ürünler büyüdükçe o kabın şeklini alıyorlar. Çiftçilik tecrübesi olan insanların daha rahat yapacağı bu iş kolunun size yüksek gelir sağlayacağına eminim.

İlerleyen dönemde yeniden ele alacağımız Türkiye’de olmayan iş fikirleri isimli uzun soluklu yazı dizisinin ikincisini de şekilli meyve ve sebze yetiştiriciliği konusu ile bitirmiş bulunuyoruz. Unutmayın, “Dün kurulan hayaller bugünün mücadelesi, yarının umududur.” 

Tarım ve hayvancılık üzerine derlenen makaleleri okumak için BURAYA tıklayabilirsiniz.

Makale yazarlığı kadromuza dahil olmak için: "MAKALE YAZ PARA KAZAN" 
Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın